14 Haziran 2012 Perşembe

Deneme :p

Artik denemeyen bir ben kalmistim. Herkes denedi ve oldu. Telefondan da yürütülüyormus blog isi:)
Eger benim denememde basarili olursa belki actigim blogu kullanirim:)
Blog sahibi olana kadar yazmayi sevdigimi saniyordum ki bu 28. Yasima kadar yasadigim bir yanilgiymis:))
Meger ben okumayi seviyormusum.
Milletin yazdigini catir catir okuyorum, fotograflarina bakiyorum sonunda yorum yazmaya bile useniyorum cogu kez ki ben usengec de degilimdir?.
Neyse son yazdigim tarihten bu yana tabi cok sey yasadim ama en mujdelisi anne oldum. Tombik bir kizim var. Öykü bebesi:)
Denemeye bir iki fotografi da dahil edelim bakalim oluorr mu olmoor mu:p

1 Mart 2011 Salı

HENÜZ DOKUNULMAMIŞKEN

ah ulan ah
yazamayacağım için değil de
tanıdığım onca güzel insanın güzel yazılarını
okumam engellenmişken
sözde özgürlükler ülkesindeki
sınıfımda memleketimdeki!!
demokrasi ve özgürlükten
nasıl bahsedeceğim ?

Yaklaşan tehlikenin farkındaydık
lakin
bu kadarını
beklemiyordum.
Daha nelerden vazgeçmeye zorlanacağız
demokrasi kisvesiyle?



28 Şubat 2011 Pazartesi

Bir Grup Blogger'dan Başbakana Açık Mektup/Manifesto

Sayın Başbakan,
Basında yer alan içki yasakları haberleri nedeniyle hazırlamaya başladığımız bu manifestonun konusunu, 2011 Türkiye’sinde yaşanan “sosyal hayata yapılan müdahaleler” oluşturmaktadır.

Bizler kim miyiz?

Biz yan dairedeki komşunuzuz, biz bakkaldaki çırağız, biz üniversite öğrencisiyiz, biz vergisini kuruşu kuruşuna veren çalışanlarız, biz devletin memuruyuz, biz doktoruz, biz öğretmeniz, biz kesinlikle nedeni içkiden olmayan işsiziz, biz restoran sahibiyiz, biz çiftçiyiz, biz fabrikatörüz, biz akademisyeniz, biz reklamcıyız, biz asker çocuğuyuz, kısacası biz bu ülkenin dünü, bugünü ve geleceğiyiz. Ve biz içki içmeyi seviyoruz. Ama biz bugüne kadar bunu söylemeyi gerekli görmemiştik. Ama şimdi son derece gerekli görüyoruz ve sıralıyoruz:

1.Bizler, her türlü özgürlüğü kısıtlayıcı müdahaleye karşıyız.

2.Bizler, ikiyüzlü demokrasiye karşıyız.

3.Biz “aslı olmayan korkular cumhuriyeti” yaratmaya çalışanlara karşıyız.

4.Biz, topluma karşı sorumlu birey yetiştirmenin yasaklardan geçmediğine inanıyoruz.

5.Biz, bu tip konularda başkasından koruma istemiyoruz; hepimizin kendini koruyabilecek bilinçli bireyler olduğunu biliyoruz.

6.Bir toplumu güzel kılan şeyin farklılıklar olduğuna inanıyoruz.

7.Bizler, demokrasiye inanıyoruz.

8.Bizler, yasakların ileride daha vahim sonuçlar doğuracağına inanıyoruz.

9.Biz, “içki seviyoruz” deme zorunluluğu hissetmeden içki içmek istiyoruz.

10.Biz, bu yüzden alkolik, serseri, işe yaramaz olarak yaftalanmak istemiyoruz.

11.Bizler her medeni toplumdaki medeni insanlar gibi içkinin keyifli anlarımıza eşlik etmesinden hoşlanıyoruz.

12.İçkinin bir amaç değil araç olduğunu düşünüyoruz.

13.Bizler çocukların ve 18 yaşından küçük gençlerin içki ve sigara içmelerine kesinlikle karşıyız.

14.Biz 18 yaşında gençlerin silah kullanmasına da karşıyız.

15.Biz bugüne kadar 18-24 yaş arası TC gençleri nasıl yaşadıysa öyle yaşamak; hatta daha da özgür bir ortamda yaşamak istiyoruz. Fakat özgürlüklerin sınırlarına da inanıyoruz.

16.Biz gençken eğlenmek, yaratmak, etkilenmek istiyoruz. Bunun da gelecekte daha sağlıklı, sosyal hayatında ayakları yere daha sağlam basan bireyler yetiştireceğine inanıyoruz.

17.Biz, gece hayatını seviyoruz.

18.Biz, gece hayatını sadece alkol ve cinsel içerikli olarak gören zihniyete karşıyız.

19.Biz bir konsere gitmenin, müzik dinlemenin, insan için geliştirici etkinlikler olduğunu düşünüyoruz.

20.Biz, bir konser dinlerken, notalara bir kadeh de içki eşlik etsin istiyoruz.

21.Biz, dünya starlarını görmek istiyor, bu konuda Dünya’dan geri kalmak istemiyoruz.

22.Biz, tüm çağdaş memleketlerin gençleri gibi kendimizi en özgür hissettiğimiz müzik festivallerine katılmak istiyoruz.

23.Biz, sanatçıların eserlerinin tanıtılması için çaba harcayan sanat galerilerin gala davetlerinde, bir kadeh içki alıp eserleri seyre dalmak istiyoruz.

24.Bizler, 40 yıllık bakkalımızdan 40 yıldır olduğu gibi içkimizi almak istiyoruz.

25.Bizler, düğünlerimizde sevincimizi paylaşan misafirlerimizle şerefe kadeh kaldırmak istiyoruz.

26.Biz, binlerce medeniyete ev sahipliği yapmış bu topraklara gelen turistlere, yine binlerce yıllık kültürümüzde var olan rakı-balık-meze, şarap-yemek uyumlarını en iyi anlatabileceğimiz görselleri sunmak, binlerce yıllık kültürümüzü anlatabilmek istiyoruz.

27.Biz, sevdiğimizle bir deniz ya da orman manzarasına bakarak ya da mehtabı batırarak kadeh tokuşturmak istiyoruz.

28.Biz, dini inançlarımızın ve sorumluluklarımızın sadece bizim meselemiz olduğunu düşünüyoruz.

29.Biz, tabii ki başkasının özgürlüğüne zarar vermeden özgür olmak istiyoruz.

30.Biz, bu hayatı kutlamak istiyoruz.

"Bu mektup/manifesto benim, bizim, onların değil destekleyen herkesindir! Eğer sen de desteklemek istiyorsan; bu yazıyı kendi facebook hesabında, blogunda, ya da nerede istersen orada yayınla.

Biz sesimizin hep birlikte daha güçlü çıkacağına inanıyor ve başbakanın söylediği gibi sadece %58'in değil geriye kalan %42'nin de Başbakanı olduğunu göstererek bu yazıyı dikkate alacağını umuyoruz! Hem belki %58’in içinde de bu manifestoyu destekleyenler vardır? Kim bilir…

Saygılarımızla,
Bir Grup Blogger!

12 Ocak 2011 Çarşamba

hama,ayfon, instagram , bundesign falan...

Önce hoşgeldin 2011!!
Güzel kankamla yaptık yine yeni yıl hazırlıklarını ve karşılamasını .

Sonraaa yeni yıla yoğun çabalar sonucu ulaştığımız ayfonla girdik.
Özellikle instagramla kendimizi kaybettik.
Çektiğim fotoğraflar değilde :)
ama hama bocuklarıyla yaptıklarımdan çektiğim fotoğraflarla hama salgının biraz daha yayılmasını ve bi şekilde populer fotolar listesine girmeyi becerdim:)
bu tabi insanın ilk hedefi oluyor:)
en azından ben öyle hissettim.
neyse
önce instagramın kendisi
Budur!
sonra aylar önce tchibodan aldığım notebook çantasına yaptığım muamele:)
düne kadar sadce gutu kankam beğeniyordu.
Okulda da öğrencilerim
Belki şimdi de siz.


Sonraaa MJ ve thriller

Hamaları bu kadar populer olacağını nerden bilebilirdim(k)

Bundesign demiştim.
Dün kişiye özel oscar heykelciklerinden canım abilerim
için bundesign.com dan sipariş verdim.
Sonra heykelciklere bakıp bakıp sevinmek için tekrar döndüm siteye.
Meğer yanlış sipariş vermişim.
29.90 belirli yazılar
39.90 kişiye özel yazılar
ben mesaj yazma yeri var diye 29.90 lığı istemiştim.
Neyse üzüldüm beceremedim hay allah falan deyip mail attım yardım diledim.
farkını ödeyeyim bir an önce de doğum gününe yetişsin dedim.
Hemen cevap yazmışlar.
Şöyle aynen alıntı yapıyorum.

"Bugün siparişinizdeki fark ettik ve sizden fiyat talep etmeden siparişinizi göndermeye karar verdik.

Oscar ödüllerinizi güle güle kullanın J "


Teşekkürler Bundesign!!!

21 Eylül 2010 Salı

suya sabuna dokunmak

Uzun zaman olmuştu akşam haberlerini izlemeyi bırakalı.Gün boyu yorulduğum yetmiyormuş gibi bide iyice sinir stres yüklenip akşamımı heba etmek istemiyordum.Ama dün bir şekilde denk geldi.İzledim.
Okullar açıldı malum.Görüntüler o yönde.Okula yeni başlayanlar, üst sınıfa geçenler falan iyi güzel.Ama ne yazık ki başlaması gerekip başlayamayanlar da vardı.İşte o zaman unutma lüksümüz olduğu için unuttuğumuz Nurdan Yozgatlı Boz'u hatırlattılar.
O Nurdan Hanım geçen sene ihmal, tembellik, farkında olmama ,umursamama yüzünden okul tuvaletinde minicik bir çocuğun asılmasıyla kırılan lavabonun boğazını kesmesi sonucu hayatını kaybeden dünya tatlısı, bakmaya kıyılamayacak sevimlilikte ki Efe Boz'un annesi.
Oğlunun okulunun önünde İmza toplamaya çalışıyordu.Böyle bir olay yaşanmasına rağmen o okulu ve ihmalkarlığı böyle bir faciya yol açanlara hesap sorulmamışken bırak protesto etmeyi çocuğunu hala o okula emanet edebilenlere rağmen.
Sadece imza istiyordu.
O'nu tersleyen veliler oldu.Çocukların önünde olmaz dediler.İçim parçalandı.Çocuğunun elinden tutmuş onu okula bırakırken 6 yaşındaki bebeğini o okuldaki ihmal yüzünden kaybeden anneye destek olmak yerine kalbini bir kez de onlar kırabildiler.İnsanların bu gamsızlığını, vicdansızlığını , sorumsuzluğunu ne diyim empati kurmayı denemeyişlerini görmek beni çıldırtıyor.
Neyse buldum facebooktan Nurdan Hanım'ı imza foyünü gönderdi maille.İstiyorum ki bunu okuma ihtimali olan ve üşenmeyecek herkes birkaç sayfa imza toplasın.
O ihmalkarlar ceza alsın ki Nurdan Hanım yasını tutabilsin.
Eğer isterseniz size maille ulaştırırım ben de.

8 Eylül 2010 Çarşamba

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Evde makarna yaptım!

Markofonide uzuuun zamandır almak istediğim evde makarna yapmayı sağlayan o makineden gördüm geçen haftalarda.Alışveriş yaparken pek huyum olmadığı üzere yine pek fazla düşünmedim.Alıyım ya fiyatı iyiymiş dedim.Sonra ne olacaksa olsun dedim.Attım sepete aldım anasını satiim.Alırken öyle çok kullanmayacağımı da iyi biliyordum.Kullanmasam bile mutfakta güzel duracaktı. Ona da olsun demiştim.

Neyse geldi bu .Güzel görünüyor herkesler çok beğendi falan filan .
Bugün connim kankam gutuyu dışarı çıkaramadığım için hele şu makineyi kullanalım dedim.
İnternetten hemen bir hamur tarifi buldum.
Malzemeler: 2yumurta, 250gr un,1yk zeytinyağı
Haşlama suyu çok tuzlu olmalıymış.O yüzden içinde tuz yok.Hamuru hazırladım.Dolapta yarım saate yakın beklettim.Yapımı çok keyifliydi valla.Vakit varsa zor da sayılmaz.




Sonunda benim hala vaktim olduğu için kıvırdım öyle kurumaya bıraktım.Pişme süresi çok kısa olduğu için akşamı bekliyorum.Ama akşam olmuş ben fotoğrafları yerleştirmeye çalışırken.
Umarım tadı güzeldir.Zira başka heeççç bişey yapmadım:)



10 Mayıs 2010 Pazartesi

derya kuzusu bunlar

bizim buralara deichmann açılmış
(balçova/kipa)
valla kendimizi kaybettik karı koca.
nasıl oluyor da oluyor 41 numara ayacıklarımıza olan
pabuçlar 29.90 teleden satılabiliyor.
hem de rahatlar.
şu fiyat uçurumunu aklım almıyor.


(evet kanka senin için siyah bakmaya gittiğimde beyazı da gördüm.
fazla düşünmedim.aldım.
belki dedim ati 2 paket mini magnuma boyar
bi modif akkabımız olur.
nasıl yapıldığını da gizzyden öğreniriz.
olur mu olur :)

iyi hoş ucuz satıyor şu deichmann
ama kalbimi kıran bir ayrıntı var:)
böyle hesaplı alışveriş yaptığın yerlerin çalışanları çok ters davranıyor insana.
mesela ben bu güzelliklerin bi de pembesinden almak istiyorum.
(böyle rahat ve 29.90 lığını nerden bulucam)
ama numarası kalmamış.
bulabilir miyim diye merak edip sormaya başlıyorum.
"merhaba ,kolay gelsin,acaba bu ayakkabının şu numarası var mı ?"
-yohh(sinirli suratıma bile bakmıyor)
"gelir mi?"
yohh(sinirli suratıma hala bakmıyor)
"başka mağazadan getirtebilir misiniz?"
-yohh diyorum(kızgın bakıyor)

ne yapayım sormazsam uyuyamam
-eğer alma ihtimalim vardıysa ve ben alamadıysam diye:)-

o büyük ihtimalle çok yorgun diye , ben de en azından iki tane pabucu kapattım diye
hadi neyse deyip kasaya yöneliyorum.


***

vee sevgili vintage peony
sana notumdur.
dileğince yüzsüz olabilirsin kuzum:)

(yapabildiğim şeyler olduğu müddetçe istedikleriniz dileyin benden ne dilerseniz:))

6 Mayıs 2010 Perşembe

ilk aşk

bugün okulda öğrencilerimize çizgi film izlettik.
bu ufak yakışıklı yanındaki arkadaşına film boyunca yakın
alaka gösterdi. ama çok mahcup, çekimser, heyecanlı.
onları izlemek beni çok eğlendirdi.
bunların köyde yaşadığını ve ikinci sınıf öğrencisi olduğunu düşünün bide
çok keyifliydi:)

4 Mayıs 2010 Salı

buluşma beni motive ettin


mum dikiyorum ben de elinize.
bahaneli veya bahanesiz dost bağına girerim girmeye
ama ben yine de bi kaç bahane sıralıyım.
bi kere buluşma için seçilen yer evlenme teklifi aldığım yer olduğu için
orda olmayı en çok ben hak ediyorum:p
buluşma çarşamba olduğu için aşk-ı memnu kaçmayacak:D
hem kardeşim ben blogu sırf bu toplaşmalarda kendime bi sandalye kapmak için
açmadım mı?açtım.
hoş geliyorsun vintage peony!
toplaşın yavrular

14 Nisan 2010 Çarşamba

yeni kayıt

aslında şimdi spor yapıyor olmalıyım ama yapamıyorum
bol bol yazmalıyım.
çok blog okumalı,
sonra yorum bırakmalıyım.
sonra o blogları izlemeliyim.
çünkü sen izlersen onlar da seni izler:D
başlarda sabırlı olmak gerekir.
öle kolay mı üç haneli izleyici sayısına ulaşmak!
cık
böyle olmaz abicim benim şu sağ yanımdan izleyici zamazingosunu kaldırmam lazım
yoksa tribüne tribüne yazmak hissiyatının verdiği dayanılmaz ağırlık altında ezileceğim.
abarttım.
aslında kanka zorladı diyorum yazmaya ama
sevgili canciğer yeteneğine kurban yaratıcılığına heyran banyosuyundan ciciler aldığımdan beri "ah ulen bi bilogum olaydıda millet gibi göstere göstere teşekkür edeydim "diye hayıflanmaktaydım.
madem o kadar hayıflandım neden şimdi yapmıyorum dedim.
zaten bir iki fotoğraf da çekmiştim
(bu arada bi blogun varsa mutlaka fotoğraf makinen de olmalıymış telefonla pek iyi olamayor)
çok sevgili banyosuyum nesterenim
istediğimin iki katını gönderdin.
ben zaten böyle şeyler bulup alabildiğim için mutluydum.
bi de beni hediyeye boğdun.
gönül zenginliğinle
bizi bizden aldın.
elvisli broşla da ailemizin göynünü fethettin
bi de burdan
ŞÜKRAN!!!
en çok bunu yapmak istemiştim:D
benimki melankolik oldu.

yaşasın internet alışverişi
yaşasın banyosuyu , hesionka ve hersheyler
gibi marifetli kızlar.
öptüm heppinizi...

Soul Kitchen





çok uzun zamandır izlemek istiyorduk soul kitchenı ama bir türlü bulamamıştık. nihayet bugün bulduk ve hemen izledik.
fatih akın'ın her filmini severek izledim.
zaten ben birini sevince o korksun benden.direk yakın markaja alırım hiiiç vakit kaybetmeden.
yaptığı her işi takip ederim,
öyle yazar ve yönetmenler var ki kalbimde yeri ayrı .
yaptım dediği her şeyleri eleştirmeden bi şekilde izler/ okurum
misal ilk aklıma gelenler john fowles,pedro almadovar,ferzan özpetek,amin maoulof,elif şafak,murathan mungan,chuck palahniuk,paul auster,neil gaiman....vs vs vs :D
suyunu çıkarırım valla
fatih akın da öyle.
duvara karşı'yla girdi hayatıma.
sonra ben tüm filmlerini alıp izledim.
solino'yu çok beğenmiştim.
her neyse adamın filmlerinde hareket var.sıkmıyor insanı.müzikleri çok iyi.
soul kitchen izlemeyen varsa izlesin derim ben.
not:kankacığım sana verürük connim;)
bi not daha: blog yazma işini bir yükümlülük gibi görüyorum. kankama verilmiş bir söz.senin için devam edeceğim gutuvonkam

12 Nisan 2010 Pazartesi

Ayagimda kunduraa



merhabalar efenim*
bu yazıyı çok sevgili vintagebiscuite ithaf ediyore*
yıllardır keyifle takip ettiğim *giydiği pabuçlara imrendiğim bi insan evladı oldu o
hep*41 numara ayağa sahip olmasına rağmen o kadar güzel ve benim asla bulamadığım*bulamadığım için alamadığım*alamadığım için giyemediğim*giyemediğim için kıskandığım ayakkabıları oldu*
neden sonra onları halka arz etmeye karar verdi *
biz handeciğimle çıldırdık*
şimdi o nadide parçalardan biri artık benim*
çok güzel bir paket ve içinde hediyesiyle geldi*
teşekkürler
caanım vintagebiscuit!!
***

11 Nisan 2010 Pazar

Selam



moda olan her şeyi severim ben.
sevdiğim takdir ettiğim insanların yaptığı şeyleri de yaparım.
bu aralar yazıyor herkes sonra arkadaş olup geziyorlar eğleniyorlar.
haliyle bunu da yapmak istedim.
kankaların kankası gutu kankamın desteğiyle ben de girdim blog alemine.
yuppi artık ben de buluşmalara gezmelere gidicem.
dedikodu falan yapıyorlarmış en çok onu kıskandım.
ben de ölümüne dedikodu edicem.
yaptığım şeyleri falan da anlatıcam.
hadi bakalım