21 Eylül 2010 Salı

suya sabuna dokunmak

Uzun zaman olmuştu akşam haberlerini izlemeyi bırakalı.Gün boyu yorulduğum yetmiyormuş gibi bide iyice sinir stres yüklenip akşamımı heba etmek istemiyordum.Ama dün bir şekilde denk geldi.İzledim.
Okullar açıldı malum.Görüntüler o yönde.Okula yeni başlayanlar, üst sınıfa geçenler falan iyi güzel.Ama ne yazık ki başlaması gerekip başlayamayanlar da vardı.İşte o zaman unutma lüksümüz olduğu için unuttuğumuz Nurdan Yozgatlı Boz'u hatırlattılar.
O Nurdan Hanım geçen sene ihmal, tembellik, farkında olmama ,umursamama yüzünden okul tuvaletinde minicik bir çocuğun asılmasıyla kırılan lavabonun boğazını kesmesi sonucu hayatını kaybeden dünya tatlısı, bakmaya kıyılamayacak sevimlilikte ki Efe Boz'un annesi.
Oğlunun okulunun önünde İmza toplamaya çalışıyordu.Böyle bir olay yaşanmasına rağmen o okulu ve ihmalkarlığı böyle bir faciya yol açanlara hesap sorulmamışken bırak protesto etmeyi çocuğunu hala o okula emanet edebilenlere rağmen.
Sadece imza istiyordu.
O'nu tersleyen veliler oldu.Çocukların önünde olmaz dediler.İçim parçalandı.Çocuğunun elinden tutmuş onu okula bırakırken 6 yaşındaki bebeğini o okuldaki ihmal yüzünden kaybeden anneye destek olmak yerine kalbini bir kez de onlar kırabildiler.İnsanların bu gamsızlığını, vicdansızlığını , sorumsuzluğunu ne diyim empati kurmayı denemeyişlerini görmek beni çıldırtıyor.
Neyse buldum facebooktan Nurdan Hanım'ı imza foyünü gönderdi maille.İstiyorum ki bunu okuma ihtimali olan ve üşenmeyecek herkes birkaç sayfa imza toplasın.
O ihmalkarlar ceza alsın ki Nurdan Hanım yasını tutabilsin.
Eğer isterseniz size maille ulaştırırım ben de.

8 Eylül 2010 Çarşamba